Atatürk'ün Çocukluk Anıları

Atatürk'ün Çocukluk Anıları

  • 05.05.2023

Atatürk’ün çocukluk anıları hakkında en doğrudan kaynaklardan biri, Mustafa Kemal Paşa’nın 10 Ocak 1922’de Vakit gazetesi başyazarı Ahmet Emin Yalman’a verdiği mülakattır. Atatürk bu görüşmede bütün yaşamını sıralamak yerine, hafızasında kalan belirli olayları anlatır. Okula başlama töreni, dayısının çiftliğinde kardeşiyle geçirdiği günler, öğretmeniyle yaşadığı sınıf olayı ve askerî okul sınavına gizlice girmesi bunlar arasındadır.

 

Aşağıdaki anılar, bu birincil anlatım esas alınarak ve Millî Eğitim Bakanlığı ile Türk Tarih Kurumunun yayınlarıyla karşılaştırılarak hazırlanmıştır. Olaylarda bulunmayan konuşmalar, duygular ve ayrıntılar metne eklenmemiştir.

Mahalle Mektebinden Şemsi Efendi Mektebine Geçişi

Mustafa Kemal’in hatırladığı ilk çocukluk olaylarından biri, hangi okula gideceği konusunda annesi ve babası arasında yaşanan görüş ayrılığıdır. Annesi Zübeyde Hanım, onun geleneksel eğitim veren mahalle mektebine başlamasını istiyordu. Babası Ali Rıza Efendi ise yeni öğretim yöntemlerinin uygulandığı Şemsi Efendi Mektebine gitmesinden yanaydı.

 

Mustafa Kemal’in 1922’de anlattığına göre Ali Rıza Efendi, bu anlaşmazlığı iki tarafı da gözeten bir yöntemle çözdü. Önce mahalle mektebine başlaması için dönemin geleneklerine uygun bir tören düzenlendi. Böylece Zübeyde Hanım’ın isteği yerine getirildi. Mustafa Kemal birkaç gün sonra mahalle mektebinden ayrılarak Şemsi Efendi Mektebine kaydedildi.

 

Şemsi Efendi Mektebinde öğrencilerin sıralarda oturduğu, derslerin belirli araçlar kullanılarak işlendiği ve dönemi için yeni sayılan bir eğitim anlayışının uygulandığı bilinmektedir. Mustafa Kemal’in okula başlamasıyla ilgili anısı, aile içinde yapılan bir tercihi ve bu tercihin nasıl uygulandığını anlatan belirli bir çocukluk hatırasıdır.

Atatürk yıllar sonra bu olayı aktarırken önce mahalle mektebine başladığını, birkaç günün ardından Şemsi Efendi Mektebine geçtiğini açıkça belirtmiştir. Anının ayrıntıları da onun hatırladığı bu kısa okul değişikliğine dayanmaktadır.

Kardeşiyle Bakla Tarlasındaki Kargaları Kovalaması

Mustafa Kemal’in babasının ölümünden sonra aile için yeni bir dönem başladı. Zübeyde Hanım çocuklarıyla birlikte bir süre Selanik yakınlarında bulunan kardeşinin çiftliğine gitti. Mustafa Kemal de bu dönemde okuldan uzak kaldı ve çiftlikteki günlük yaşama katıldı.

 

Atatürk’ün kendi anlatımında bu dönemden kalan en belirgin anı, kardeşiyle birlikte bakla tarlasını beklemesidir. İki kardeş, tarlanın ortasında bulunan küçük bir kulübede duruyor ve ekinlere yaklaşan kargaları uzaklaştırıyordu. Atatürk bu görevi anlatırken çiftlikteki çocukluk günlerine ilişkin uzun bir tasvir yapmaz; hafızasında kalan işi kısa ve açık biçimde aktarır.

 

Tarlayı beklemek, çiftlik yaşamının sıradan işlerinden biriydi. Çocukların görevi, ürünlere zarar verebilecek kuşları alandan uzak tutmaktı. Mustafa Kemal’in okul hayatına ara verdiği bu döneme ilişkin kendi anlatımında öne çıkan somut olay da kardeşiyle yaptığı bu iştir.

 

Bir süre sonra Zübeyde Hanım, oğlunun eğitimden uzak kalmasından endişe etmeye başladı. Mustafa Kemal öğrenimine devam edebilmesi için Selanik’te yaşayan teyzesinin yanına gönderildi. Böylece bakla tarlasında kargaları kovaladığı çiftlik günleri sona erdi ve yeniden okul ortamına döndü.

Askerî Üniformadan Etkilenmesi ve Okul Tercihi

Mustafa Kemal’in çocukluk yıllarında hatırladığı başka bir olay, askerî okul öğrencilerinin üniformalarına ilgi duymasıdır. Komşuları Binbaşı Kadri Bey’in oğlu Ahmet, askerî rüştiyede okuyordu ve okulunun üniformasını giyiyordu. Mustafa Kemal, yaşıtı olan Ahmet’in kıyafetini gördüğünde askerî okulda okumayı düşünmeye başladı.

 

Yalnızca komşusunun oğlunu değil, sokakta karşılaştığı subayları da dikkatle inceliyordu. Atatürk 1922’de verdiği mülakatta askerî okul öğrencisinin kıyafetinin ve çevresinde gördüğü subayların onda asker olma isteği uyandırdığını anlatmıştır.

 

Zübeyde Hanım ise oğlunun askerî okula gitmesine sıcak bakmıyordu. Dönemin koşullarında askerlik uzun süreli görevleri, aileden uzak kalmayı ve çeşitli tehlikeleri beraberinde getirebiliyordu. Bu nedenle oğlunun başka bir eğitim yolunu seçmesini istiyordu.

 

Mustafa Kemal, annesinin çekincelerine rağmen Selanik Askerî Rüştiyesinin giriş sınavına katıldı ve sınavı kazandı. Böylece sivil okuldan ayrılarak askerî rüştiyeye geçti. Atatürk’ün kendi anlatımında bu olay; üniformalı bir öğrenciyle karşılaşması, askerî okula ilgi duyması ve okulun sınavına girmesi şeklinde birbirini izleyen ayrıntılarla yer almaktadır.

Matematik Öğretmeniyle Çalışması ve “Kemal” Adını Alması<

Mustafa Kemal, Selanik Askerî Rüştiyesindeki dersleri arasında özellikle matematiğe ilgi duyuyordu. Derslerde işlenen konularla yetinmeyerek farklı matematik soruları üzerinde çalışmaya başladı. Hazırladığı soruları yazılı olarak öğretmenine iletiyor, öğretmeni de bunları inceleyerek yine yazılı biçimde cevaplandırıyordu.

 

Bu çalışma biçimi, sınıfta anlatılan dersin dışında öğretmen ve öğrenci arasında sürdürülen bir soru-cevap sürecine dönüştü. Atatürk, 1922’deki mülakatında matematik dersine duyduğu ilgiyi ve öğretmeniyle yazılı sorular üzerinden çalıştığını bizzat anlatmıştır.

 

Matematik öğretmeninin adı da Mustafa’ydı. Öğretmen, aynı adı taşımaları nedeniyle öğrencisinin adına “Kemal” kelimesini ekledi. Mustafa Kemal, bu olayın ardından okulda yeni adıyla anılmaya başladı.

 

“Kemal” adının verilmesiyle ilgili bazı popüler anlatımlarda öğretmenin uzun bir konuşma yaptığı veya öğrencisinin geleceği hakkında sözler söylediği ileri sürülür. Ancak Atatürk’ün kendi anlatımında böyle ayrıntılar bulunmaz. Mülakatta aktarılan olay daha kısadır: Öğretmeni, ikisinin de adının Mustafa olması nedeniyle aralarında bir fark bulunması gerektiğini söylemiş ve öğrencisinin adını Mustafa Kemal olarak belirlemiştir.

Kaynaklar

  • Mustafa Kemal Paşa, “Kendi Anlatımıyla Hayatı”, Ahmet Emin Yalman ile yapılan mülakat, Vakit gazetesi, 10 Ocak 1922; Millî Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan metin: Millî Savunma Bakanlığı
  • Millî Eğitim Bakanlığı, “Atatürk’ün Öğrenim Yılları”: Millî Eğitim Bakanlığı
  • Faik Reşit Unat, “Atatürk’ün Öğrenim Hayatı ve Yetiştiği Devrin Millî Eğitim Sistemi”, Belleten, Cilt 27, Sayı 108, 1963, s. 601–624: Belleten

Benzer İçerikler