Destek ve Hareket Sistemi Hakkında Tüm Bilgiler

  • 26.08.2022

İnsanlar ve hayvanlar hareket etme kabiliyetine sahip canlılardır. Yaptıkları hareketlerin büyük çoğunluğu yaşadıkları yerde yaşamsal faaliyetlerini sürdürmek, dış etkenlerden korunmak ve besin bulmak içindir. Bu hareketler destek ve hareket sistemi sayesinde gerçekleştirilir. Destek ve hareket sistemi, vücudumuzun belirli bir düzen doğrultusunda hareket etmesini sağlayan, bedenimize şeklini veren sistemdir. İnsanlar hareketlerini iskelet ve kas yapılarıyla yapar. 

Destek ve hareket sistemiyle ilgili detaylı bilgiye yazımızdan ulaşabilirsiniz. 

Destek ve Hareket Sistemi Ne İşe Yarar?

Destek ve Hareket Sistemi Ne İşe Yarar?

En basit tabiriyle vücudumuza şeklini veren destek ve hareket sisteminin tek işlevi bu değildir. Sistemin diğer işlevleri şu şekilde sıralanabilir:

  • İç organları dışarıdan gelecek tehlikelerden korur.
  • Kemikler, organlar ve kaslar arası bağı kurarak hareketi sağlar.
  • Kemikler vücudun ihtiyaç duyduğu mineralleri depolar.
  • İskelet sisteminin bir parçası olan kırmızı kemik iliği kan hücresi üretimde önemli rol oynar.

İskelet Sistemi

İnsan iskeleti baş, gövde ve yardımcı üyeler olmak üzere üç bölümde incelenir:

Baş: Baş bölümünde kafatası ve yüz iskeleti yer alır.

Gövde: Gövde bölümünde bulunan organlar omurga, göğüs kemiği, kaburgalar, omuz ve kalça kemeridir. 

Üyeler: İskelet yapısının diğer üyeleri kollar ve bacaklardır.

İskeletin görevleri arasında; vücuda şekil vererek dik durmayı sağlama, iç organları koruma, alyuvar ve akyuvar gibi kan hücrelerini üretme yer alır. 

İskelet sistemi birçok farklı yapıdan meydana gelir. Bu yapılar kemikler, bağlar, eklemler, kıkırdak, kaslar ve tendonlardır. İskelet sistemindeki görev dağılımına göre kemikler ve eklemler pasif yapılardır. Kaslar aktif olarak çalışan yapılar olup vücudumuzun hareket etmesini sağlar. (1)

Kemik

Vücudumuzun en sert dokusu olan kemikleri incelediğimizde zarla örtülü bir yapı karşımıza çıkar. Dışarısındaki zara periosteum, iç yüzeyindeki zara endosteum adı verilir. Bu zarlar arasında iç, dış halkasal sistemler ve Havers kanalları vardır. 

Yetişkin bir bireyin toplam kemik sayısı ortalama 207’dir, yenidoğanlarda ise bu sayı 300’e yakındır. Yenidoğan bebeklerde sayının fazla olmasının sebebi zamanla bazı kemiklerin birleşmesidir.

Kemikler; uzun, kısa, yassı ve düzensiz şekilli olarak dört ana grupta incelenir. Bu kemik tiplerinin özellikleri şu şekildedir:

  • Uzun Kemikler: Bu kemiklerin boy uzunluğu, genişliği ve kalınlığından daha fazladır. Uzun kemikler, gövdelerinde kemik iliği barındırır. Sarı ve kırmızı olarak iki çeşidi olan kemik iliklerinin farklı görevleri vardır. Sarı kemik iliği, yapısı yağdan zengin bağ dokudur. Vücudun ihtiyaç duyduğu acil durumlarda kan hücreleri üretebilecek yapıya sahiptir. Bunun haricinde kan hücreleri kırmızı kemik iliğinde üretilir.
  • Kısa Kemikler: Uzunluğu ve genişliği neredeyse aynı boyutta olan kemiklerdir. Kısa kemikler de zarla kaplıdır. Ortasında süngerimsi kemikler yer alır. Kısa kemiklerde, kemik kanalları bulunmaz. El, ayak, parmaklar kısa kemiklerden oluşur.
  • Yassı Kemikler: Genişliği, uzunluğundan daha fazla olan kemiklerdir. Yapısal olarak kısa kemiklerle benzerdir. Yassı kemiklere, kafatası kemikleri, kürek kemiği, göğüs kemiği ve kaburgalar örnek verilebilir.
  • Düzensiz Kemikler: Uzun, kısa ve yassı kemik tanımlarının dışında kalan kemiklerdir. Belirli bir şekle sahip değillerdir. Baskılara karşı dirençli olan düzensiz kemikler, vücudumuzun farklı bölgelerinde yer alabilir. Çene kemikleri ve elmacık kemiği düzensiz kemiklerin en iyi örnekleridir.

Kıkırdak Doku

Kemiklerden farklı bir yapıya sahip kıkırdak dokular, esnektir. Eklemlerde hareketi kolaylaştırır. Uzun kemiklerin büyümesine ve gelişmesine destek olur. Yumuşak dokulara sahip organları korur. Kıkırdak dokuya; kemiklerin birleşim yerlerinde, burunda, kulakta, göğüs kafesinde, boğazda ve omurlar arasındaki disklerde rastlanır. Üç tip kıkırdak doku vardır. Bulundukları bölgenin ihtiyaçlarına göre özellikleri değişmektedir.

  • Hiyalin Kıkırdak: Vücudumuzda en sık rastlanan kıkırdak tipidir. (2) Maviye yakın saydam bir renge sahiptir. Hareketli eklemlerde yer alır. İçindeki kolajen ile güçlü bir yapıya sahiptir. 
  • Elastik Kıkırdak: Diğer bir adı da sarı kıkırdaktır. Hiyalin kıkırdağa kıyasla daha saydamdır, bükülme özelliğine sahiptir. İçeriğindeki elastik lifler sayesinde sert ve elastik bir yapısı vardır. Kulakta, gırtlakta ve burun kanatlarında elastik kıkırdaklar bulunur.
  • Fibröz Kıkırdak: Ara maddesinde çok fazla kolajen lif bulunduran fibröz kıkırdak, basınç ve çekmeye karşı dayanıklı bir kıkırdaktır. Omur arası disklerde, diz kapağında, köprücük kemiğinde, kalça ve diz eklemlerinde bulunur.

Eklemler

Kemiklerin birbirine bağlandığı bölümlere eklem ismi verilir. Eklemler hareket tiplerine göre; oynar, yarı oynar ve oynamaz eklem olmak üzere üç grupta incelenir. 

  • Oynar Eklem: Hareket kabiliyeti yüksek olan oynar eklem; kol, bacak, parmak, bilek ve omuzda bulunur. Bağladığı kemikler arasında eklem sıvısı ve boşluk vardır. 
  • Yarı Oynar Eklem: Hareket kabiliyeti fazlasıyla düşük olan yarı oynar eklem göğüs kafesi, boyun ve omurgadaki eklemlerde bulunur. Bu eklemlerin yer aldığı kemiklerin arasında kıkırdak bulunur fakat eklem sıvısı yer almaz.
  • Oynamaz Eklem: Bu eklem tipi adından da anlaşılacağı gibi hareket etmez. Eklemi oluşturan kemikler birbirlerine fibriz bir dokuyla bağlanmıştır. Bu nedenle fibröz eklem olarak da adlandırılır. Hareket etmeyen bölgelerde yer alır. Örneğin; kafatası, yüz, kalça ve kuyruk sokumunda oynamaz eklem vardır. 

Kaslar

Hareket kabiliyetimizin başlıca unsuru kaslardır. İskelet sisteminin üstünde yer alan kas sistemi, organların hayati fonksiyonlarını yerine getirmesine yardımcı olur. 

Kaslar, üç grupta incelenir. Yapı ve işleyişine göre düz kaslar, çizgili kaslar ve kalp kası olarak gruplandırılır.

  • Düz Kaslar: İç organlarda yer alan kas tipidir. Otonom olarak görevini yapar, istemsiz kasılır. Renksiz, ince ve mekik şeklindedir. Düzenli ve yavaş kasılmalar ile uzun süreli çalışan bir kas tipidir.
  • Çizgili Kas: Diğer bir adı iskelet kasıdır. İskeleti tamamıyla kaplar. İstemli şekilde çalışan bu kaslar hızlı ve kısa süreli hareketleri kapsar. Yetişkin bir insanda ortalama 639 iskelet kası bulunmaktadır.
  • Kalp Kası: Adından anlaşılacağı gibi kalpte yer alan kas tipidir. Ritmik ve istemsiz hareket eder. Ömür boyunca çalışmaya devam eder. 

Destek ve Hareket Sistemine Bağlı Rahatsızlıklar

Destek ve Hareket Sistemine Bağlı Rahatsızlıklar

Destek ve hareket sisteminde kas - iskelet bağıntısına bağlı gelişen rahatsızlıklar görülebilir. Bunlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

Osteoporoz (Kemik Erimesi) 

Yüksek oranda kalsiyum içeren kemik dokularının zaman içerisinde gözenekli bir yapıya dönüşerek erimesi halinde ortaya çıkar. Bu rahatsızlığın nedeni kemiklerin mineral kaybıdır.

Osteomalazi (Kemik Yumuşaması)

Yetişkinlerde D vitamini eksikliğine bağlı olarak beliren yapısal bozulmaların yaşandığı kemiklerin yumuşaması halindeki bir hastalık çeşididir. 

Raşitizm

Büyüme çağındaki çocuklarda görülen kemiklerin yeterince sertleşmemesi sebebiyle genelde bacak kemiklerinde çarpıklık ve eğriliklerin oluştuğu rahatsızlık biçimidir. 

Romatizma

Neredeyse her yaşta insanda rastlanan eklemlerde en sık görülen destek ve hareket sistemi hastalıklarından biridir. Genelde kol ve bacak eklemlerinde rastlanan iltihaplanma durumudur.

Bel Fıtığı

Bel omurları arasında yer alan disklerin yapısının bozulması sonucu görülen bir rahatsızlıktır.

Kramp

İnsanlarda yaygın karşılaşılan kas spazmı olarak da bilinen kramplar kasılan kasın gevşemeden kasılı halde kalmasıdır. Kramp hareket halindeyken veya spor yaparken kaslara aşırı derecede yüklenme, oksijen ve besin eksikliği durumlarında meydana gelir. Bu rahatsızlığın en önemli nedenlerinden biri kanda kalsiyum ve magnezyum eksikliği yaşanmasıdır.

Menisküs

Menisküs, diz yaralanmalarının en sık rastlanan çeşitlerinden biridir. Genellikle futbolcularda ve atletizmle ilgilenen sporcularda görülür. Dizin yan kısmına darbe alınması sonucu dizin şişmesiyle belirti verir. Yaşanan şişliğin altında yatan neden, darbe alan bölgede damarlardan kan ve zarar gören sinovyal zardan sinovyal sıvının sızmasıdır.

Kaynaklar:

https://acikders.ankara.edu.tr   (1)

https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile   (2)

 

Benzer İçerikler