17 Yaş Sendromu

Çocukluk ve yetişkinlik dönemlerinin arasında kalan ergenlik dönemi, fiziksel, bilişsel ve psikomotor gelişimin büyük ölçüde gerçekleştiği aşamalar arasında yer alıyor. Bireyin gelişiminin önemli aşamalarından olan ergenlik dönemi kendi içinde bölümlere ayrılıyor. Ergenlik çağındaki çocuk, artık her bir yaşında yetişkinliğin farklı bir boyutunu öğreniyor.

17 yaş yetişkinliğe geçiş dönemindeki kritik yaş olarak ön plana çıkıyor. Ergenlik sürecinin bitmesine kısa bir süre kalan birey; sosyal, duygusal, eğitim hayatı ve akranlarıyla iletişim açılarından bazı değişimler yaşayabiliyor. Bu nedenle 17 yaş grubundaki çocuklarda fazla tepki, sinirli davranışlar, olumsuz alışkanlıklar gibi birçok normalden farklı durum ortaya çıkabiliyor. 17 yaş sendromu adı verilen bu süreçle ilgili daha detaylı bilgi ve yapabilecekleriniz için yazının devamını okuyabilirsiniz.

17 Yaş Sendromu Nedir?

17 Yaş Sendromu Nedir?

17 yaş sendromu, henüz bir kimlik oluşturmaya ve anayasal açıdan da tam olarak bir birey sayılmaya adım atmadan önce çocuklarda yaşanan bilişsel, davranışsal ve psikolojik değişimlerin tümünü ifade ediyor. Bu dönemde kız çocukları bu yaşta fiziksel gelişimlerini neredeyse tamamlıyor. Erkek çocukları ise fiziksel gelişimlerinin son aşamalarında yer alıyor. Tüm bu etkenler de hayata bakış açısında pek çok değişimi beraberinde getiriyor.*

Fiziksel gelişim bir yandan kendini belli ederken, çocuklar bilişsel açıdan da değişiyor. Soyut düşünme kabiliyetiyle çocuklar dünyayı daha iyi anlamaya ve anlamlandırmaya başlıyor. Bundan önceki yaşlarda kendini azar azar belli etmeye başlayan gelecek kaygısı, lisenin son yılında daha fazla etki ediyor.

Meslek yaşamına ilk adımı atacağını düşünen çocuğunuz, önceki yaşlarında kimlik arayışını tamamlamadıysa 17 yaşında gelecek kaygısını yoğun şekilde hissedebiliyor. Hangi üniversiteyi kazanacağı, hangi bölüme gideceği ve hepsinden önce sınavının nasıl geçeceği çocuğu kaygılandırabiliyor.

Bir yandan gelecek kaygısı diğer yandan da akranlar çocukta meydana gelen 17 yaş sendromunu kamçılayabiliyor. Ergen, “Ben kimim?” sorusuna cevap ararken kendini akranlarıyla da kıyaslayabiliyor.

Ders başarısı konusundaki kaygılar anne babaların da çocuklarına yüklenmesine sebep olabiliyor. Çocuk, ailesinin değer yargılarını da yine bu yaşta sorgulamaya başlayabiliyor. Tüm bunlar aileyle geçirilen zamanın azalmasına, yeni davranışlar ve kuralların belirlenmesine sebebiyet veriyor.

Kısacası, çocuğun 17 yaşlarındayken çevresiyle ve kendisiyle yaşadığı tüm çatışmalar 17 yaş sendromu olarak biliniyor. Akranlarla ve tüm çevreyle ilişkiler bakımından, kritik dönemde bulunan çocuğunuza bu dönemde ebeveyn olarak sizlerin yaklaşımı oldukça önemli oluyor. Aslında çocuklar gerçekten dinlenmek, anlaşılmak istiyor. Bunu da en yakınları olarak sizler yapabilirsiniz. Her gün onunla olumlu dilde iletişim kurarak, onu gerçekten dinleyerek ve anladığınızı hissettirerek, tartışmalarınızı daha sakin ve anlayışlı gerçekleştirerek bu dönemi daha kolay atlatmasını sağlayabilirsiniz.

Bu dönemde çocuğunuz sizinle iletişim kurmak istemeyebilir.. Dilerseniz onunla konuşabilecek bir ergen psikolojisi uzmanından da yardım alabilirsiniz. Bazı çocuklar bu yaşta kötü alışkanlıklar ve kötü arkadaşlıklar da edinebilir. Bu gibi durumlarda da alacağınız uzman yardım onun alışkanlıklarını bırakmasına yardımcı olabilir. 17 yaş sendromundaki çocuğunuza ilgi ve sevgiyle yaklaşarak, bu süreçte ona destek olmanız gerektiğini unutmamalısınız.

Kaynaklar: * https://www.fenomenpsikoloji.com

Benzer İçerikler